Ziyaiyye Yolu

Ziyâiyye Yolu

19. yüzyılda Osmanlı topraklarında uyanan Nakşibendiyye’nin önemli şubelerinden biri ismini Gümüşhaneli Ahmed Ziyâeddin Efendi (v.1311/1894)’den alan Ziyâiyye’dir. Ziyâiyye, Nakşibendiyye tarikatinin Hâlidiyye kolunun bir şubesidir. Bu şubenin tesisinde Gümüşhânevî’nin Hâlidiyye’yi kendisi vasıtasıyla aldığı şeyhi Ahmed b. Süleyman el-Ervâdî’nin de önemli bir etki olduğu söylenebilir. Ahmed b. Süleyman el-Ervâdî, bugün Suriye’nin Tartus vilayeti açıklarında bulunan bir ada… Okumaya devam et Ziyâiyye Yolu

Rabıta

Râbıta

Râbıta sözlükte bağ, ilişki manalarına gelmektedir. Müridin ruhaniyetinden feyz alacağına inanarak kamil şeyhinin suretini zihninde tasavvur etmesidir.[1] Müridin zihni planda, tefekkür ve muhayyile gücünü kullanarak mürşidiyle “beraberlik” halinde olmasını ifade eder.[2] “Râbıta ruhani davranışların bir neticesidir. Onu sadece tasavvufi bir ıstılah olarak vasıflandırmak doğru olmaz. Beşeri münasebetlerimizde râbıtanın son derece yaygın ve müessir olduğunu bildiğimiz… Okumaya devam et Râbıta

Murakabe

Murâkabe

Murâkabe denetleme, gözetleme, dikkati bir noktaya toplama manalarındadır. Kulun “Hakk, bütün halime ve hareketlerime vakıftır” şeklinde şuur ve idrak içinde olmasıdır.[1] Allah’ın her zaman, her yerde hazır ve nazır olduğunu; kendini görüp, işittiğini bilinç olarak yaşamaktır.[2] Murâkabe Allah’ı görüyormuş gibi ibadet etme alışkanlığını elde etmeye çalışmaktır.[3] Tasavvuf ıstılahında murâkabe; salikin gönlünü Allah’a yöneltip, ağyara olan… Okumaya devam et Murâkabe